Hiç kimse boşuna uğraşmasın.
Her gelen yılbaşı benim için hep bir öncekinden daha beter oldu. Erkenden uyumak isteyen ruhumu susturmak, bişeyleri anlatabilmek isterdim, evet.
Bir şarkı sadece bir şarkı kötü hissetirebilir. Eğer dolduysan.
Hayatında ilk kez cici oldun belki de. Ama karşı taraf değildi. Bu büyük ihtimalle kaderin cilvesi denen şey. Gene ağlıyordum biraz önce, kimse görmeden.
Birinin yanında istediğimi söyleyebilseydim, kendim gibi hissetseydim keşke. "Kırılacaklar mı?" diye düşünmeksizin. Durmaksızın yaşasaydık. Basit ve küçük kuruntularımız olmasa, insanın içgüdüsü olan basit ve temel duyguları aşsaydık. Hayatımdan sıkılıyorum. Benim de canım sıkkın oluyor. İçimde olanların içimde kalmasından bıktım. Ağlayarak şarkı söylemek hoş mu ?
Bu konuda kimse Thom Yorke ile yarışamaz. Hissettirdikleri farklı oluyor gerçekten. Eğer olay sadece ağır metal bir havanın arkasında gür ve doyuran bir ses duymaksa, herkes benimle dalga geçebilir çünkü bu melodiyi kaldıramadığım zaman çok oluyor.
Hiç kimseye kızmıyor ya da kinaye yapmıyorum burda. Hiçbir şey değil amacım, rahatlamaktan gayrı. Biri gülerken diğeri ağladığında gülen onu sarsaydı keşke. Sarmaya çalıştım ama herkesin içinde olması gereken bir şey bu. Hem olmayadabilirdi, yanlış zaman, yanlış yer, yanlış sözlerle. Belki anlatamadım. Ama canımı sıkan birşey var, paylaşayım son olarak. -sayın seyirciler.-
Ben içkiden, içenden bıkmışım, gelip bana içicek misin derseniz köpürürüm. İçkinin de içenin de...
31 Aralık 2009 Perşembe
25 Aralık 2009 Cuma
Orada, orada.
Uzaklardasin; ondan, orada'dan uzaklarda.
Artık bir ezgi değilsin kafamda. Değiller.
Gözlerimin içine bak, gerçeği söylediğimi anlamanın tek yolu bu.
Artık bir ezgi değilsin kafamda. Değiller.
Gözlerimin içine bak, gerçeği söylediğimi anlamanın tek yolu bu.
23 Aralık 2009 Çarşamba
durmaksızın
beni küçük bir kasabadaki pembe panjurlu bir eve götürsen,
orda sarılabilsek,
yüksek sesle müzik dinleyip, sözleri tam olarak bilmesek bile bağıra bağıra söylemeye çalışsak,
ama bunların hepsi hoşuna gitse.
mızıkçılık yapmasan bir kere.
sonra karnımız acıksa,
yemek yapmaya çalışsak ve yapamasak,
sonra açlık geçse.
sonra dansa kaldırsan beni,
bir baksak gece olsa, yıldızlar düşse semalardan, dilek tutsak.
birbirimize söylemesek,
dünyanın en güzel filmini izlesek senle ama bitirmesek,
her güzel şeyin bir sonu olmasa yani.
dünyanın en hoş manzarasını görsek birlikte, bir resim yap deseler o gelse gözümüze.
hiç uyumasak.
24 saat yaşasak seninle, durmaksızın.
orda sarılabilsek,
yüksek sesle müzik dinleyip, sözleri tam olarak bilmesek bile bağıra bağıra söylemeye çalışsak,
ama bunların hepsi hoşuna gitse.
mızıkçılık yapmasan bir kere.
sonra karnımız acıksa,
yemek yapmaya çalışsak ve yapamasak,
sonra açlık geçse.
sonra dansa kaldırsan beni,
bir baksak gece olsa, yıldızlar düşse semalardan, dilek tutsak.
birbirimize söylemesek,
dünyanın en güzel filmini izlesek senle ama bitirmesek,
her güzel şeyin bir sonu olmasa yani.
dünyanın en hoş manzarasını görsek birlikte, bir resim yap deseler o gelse gözümüze.
hiç uyumasak.
24 saat yaşasak seninle, durmaksızın.
16 Aralık 2009 Çarşamba
dı,dı,dıdım,dı,dım, dı,dım
Dertlenince anasını satıyım, çok uzun bloglar yazabiliyorum. Ama şuanda olduğu gibi ruh halimin olmadığı durumlarda çok daha hoş, sakin, okşanası bir tipim. İçimde çok evcimenim, aslında.
11 Aralık 2009 Cuma
8 Aralık 2009 Salı
5 Aralık 2009 Cumartesi
Kırmızı Ayakkabı
Öyle şeyler söyleyebilmek isterdim ki, her kelimesi seni çeksin saklasın bir yerlerde.
Öyle şeyler gösterebilmek isterdim ki, rüzgar olmak isterdim ki eseyim etrafında.
Rüzgara karşı uçmaya çalıştım,
gözlerim kapalı seni aradım. Öyle bir ilaç bulabilmek isterdim ki, kurtulabilmek
aşka dair bıraktığın korkulardan ama yaram çok derin.
Bıçakla keser gibi kesip atabilmek bütün her şeyi
kesebiliyorsan ruhumu, dene; duygularımı, yüreğimi..
Çocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar,
onlar da senin gibi çok tatlıydılar ama; canımı yakardılar, acıtırdılar.
3 Aralık 2009 Perşembe
Aşırı duygusal
He'll give you breathing holes.Then, you will seem happy.You'll wallow in your shit.Then, you'll think you're happy.
2 Aralık 2009 Çarşamba
Güzel
Yollarda şarkı söylerim ben. İçimden. Kimse duymaz. Duymasın..
Salına salına yürürüm, sesli sesli konuşur. Sessiz bağırırım. Sevsinler beni o zaman.
Salına salına yürürüm, sesli sesli konuşur. Sessiz bağırırım. Sevsinler beni o zaman.
Takıl Bizimle.
Bizimle takıl çünkü 2 senedir bu kadar eğlenmedim kız milletiyle, okulda. O yüzden bizle takıl lütfen. Lütfen demem herkese. Bil bunu!
28 Kasım 2009 Cumartesi
Yuh
Yuh !
Aslında ben iyiymişim. Yalan söylemiyorum, biraz yardım et bana...
İstediğim azıcık ucundan bi yardım, bi tebessüm, bi fedakarlık ya da bi çabaydı. Sen bana değiştin demekle başlayıp yalancı demekle çıktın. M.... gerçekten yanlış bunlar. Gerçekten haketmiyorum bunu ben. Ben bizim için bişey istemiştim. Her zaman benim yaptığım şeylerden birini. Çabayı.. Seviyosan ve istiyosan neden mesaj atma işini sıraya bağlayasın.
Gerçekten hiçbir zaman o atsın önce diyip beklemedim ben. Ama bu sefer bekliyorum çünkü farklı. Acıdı içim. İyi olsam ben niye böyle entrikalar yapıyım? Bu kadar basit bi kız değilim ben. Triplere bağlayıp arkandan kızlara "bana dayanamadı anında barıştı" ayarında dedikodular ne zaman yaptım? Yapar mıyım? Beni hala tanımamışsın. Bunu söylediğimde sinir olduğunu görebiliyorum ama öyle.
Bişeyler yapar mısın bizim için onu görmek istedim. Gördüm de, hiçbişey yapmıyomuşsun. Koyarmış sana. Ya da haketmiyomuş aramızdaki şey. Ben çabalayarak ya da çırpınarak kendimi acıtmışım. Şaşırdım gerçekten, şaşırttın beni. İnatlaşmayalım diyip inatlaşan sen oluyosun. Beklemiyodum gerçekten.
Sarılışınla huzur dolmak isterdim.
Özledim.
Aslında ben iyiymişim. Yalan söylemiyorum, biraz yardım et bana...
İstediğim azıcık ucundan bi yardım, bi tebessüm, bi fedakarlık ya da bi çabaydı. Sen bana değiştin demekle başlayıp yalancı demekle çıktın. M.... gerçekten yanlış bunlar. Gerçekten haketmiyorum bunu ben. Ben bizim için bişey istemiştim. Her zaman benim yaptığım şeylerden birini. Çabayı.. Seviyosan ve istiyosan neden mesaj atma işini sıraya bağlayasın.
Gerçekten hiçbir zaman o atsın önce diyip beklemedim ben. Ama bu sefer bekliyorum çünkü farklı. Acıdı içim. İyi olsam ben niye böyle entrikalar yapıyım? Bu kadar basit bi kız değilim ben. Triplere bağlayıp arkandan kızlara "bana dayanamadı anında barıştı" ayarında dedikodular ne zaman yaptım? Yapar mıyım? Beni hala tanımamışsın. Bunu söylediğimde sinir olduğunu görebiliyorum ama öyle.
Bişeyler yapar mısın bizim için onu görmek istedim. Gördüm de, hiçbişey yapmıyomuşsun. Koyarmış sana. Ya da haketmiyomuş aramızdaki şey. Ben çabalayarak ya da çırpınarak kendimi acıtmışım. Şaşırdım gerçekten, şaşırttın beni. İnatlaşmayalım diyip inatlaşan sen oluyosun. Beklemiyodum gerçekten.
Sarılışınla huzur dolmak isterdim.
Özledim.
Yalnızlık
Yalnızsan, gözlerinden belli olurmuş bunu gördüm ben. Yalnızlık zor zanaatmış.
Adam öyle bakıyodu ya. İnanamadım. Ürkek ama saldırgan da. Ama aslında içinde savaş veriyo. Dışarda değil o, bizim gördüğümüz yerde, yaşadığımız yerde değil. İçinde, başka yerlerde. O yalnız kalmış, kaldığı yerde. Kimse anlamamış onu.
Ben öyle bakmıyorum. Bakmıyım nolur.
Adam öyle bakıyodu ya. İnanamadım. Ürkek ama saldırgan da. Ama aslında içinde savaş veriyo. Dışarda değil o, bizim gördüğümüz yerde, yaşadığımız yerde değil. İçinde, başka yerlerde. O yalnız kalmış, kaldığı yerde. Kimse anlamamış onu.
Ben öyle bakmıyorum. Bakmıyım nolur.
23 Kasım 2009 Pazartesi
H1N1 değilmiş, doktor dedi.
Doktor, teşhis bölümüne enfeksiyon yazdı. 4 tane hapı dayadı, sonra da..
Dün gece hiç uyuyamadım, güneş hiç doğmaz gibi geldi bana. Anneni 2 kere uyandırdıktan sonra babanı da uyandırırsın ama yazıktır bee.. Bütün ev bi tur uyandı sayemde dün gece. Saat 5 sularında ağlıyodum artık. Kafam mongolların kafası kadar ağır, kuru kuru öksürüyorum. Arada bir titreme de geliyo işte.. Yalnız kaldım, ayıp artık kimi uyandıracaksın, bi de ne diyceksin herşeyi yaptı kadın. Ne yapabiliyosa. Geç ey lanet olası derken, annen olan kadın uyanır ve ağrı kesici verir sana. 2 saat uyudum, hiç uyumadım diyemem. Yalan olur sonra. Ama o gecede o karanlıkta bir de acı çekiyosan gerçekten ağlarsın. Yazık oldu.
Dün gece hiç uyuyamadım, güneş hiç doğmaz gibi geldi bana. Anneni 2 kere uyandırdıktan sonra babanı da uyandırırsın ama yazıktır bee.. Bütün ev bi tur uyandı sayemde dün gece. Saat 5 sularında ağlıyodum artık. Kafam mongolların kafası kadar ağır, kuru kuru öksürüyorum. Arada bir titreme de geliyo işte.. Yalnız kaldım, ayıp artık kimi uyandıracaksın, bi de ne diyceksin herşeyi yaptı kadın. Ne yapabiliyosa. Geç ey lanet olası derken, annen olan kadın uyanır ve ağrı kesici verir sana. 2 saat uyudum, hiç uyumadım diyemem. Yalan olur sonra. Ama o gecede o karanlıkta bir de acı çekiyosan gerçekten ağlarsın. Yazık oldu.
20 Kasım 2009 Cuma
Hadlen ordan.
Araya yemek girdi. Ne yazacağımı unuttum.
Ne kadar çalışırsam çalışayım 50-60 alıyorum zaten. Bu tarz açıklaması olmayan malca davranışlar beni derslerden ve okuldan falan filan soğuttu. Bunu bildim, şuan.
Yusuf Hocanın müthiş kaleminden çıkan notum bu seferde 64. Sallamasın. 80-90 arası bekliyordum o sınavdan. İnsanı soğuttu, onun olduğu günler okula gidesim yok artık.
Bir de benimkisi dahil olmak üzere bazı kendini bilmezler "Yusuf Hoca sınıf öğretmenimiz olley !" HADLEN ORDAN. Şimdi de öyle düşünüyosunuz di mi ?
Bir gün için değil, bir ömür için bakılmalı bazı şeylere.
Ne kadar çalışırsam çalışayım 50-60 alıyorum zaten. Bu tarz açıklaması olmayan malca davranışlar beni derslerden ve okuldan falan filan soğuttu. Bunu bildim, şuan.
Yusuf Hocanın müthiş kaleminden çıkan notum bu seferde 64. Sallamasın. 80-90 arası bekliyordum o sınavdan. İnsanı soğuttu, onun olduğu günler okula gidesim yok artık.
Bir de benimkisi dahil olmak üzere bazı kendini bilmezler "Yusuf Hoca sınıf öğretmenimiz olley !" HADLEN ORDAN. Şimdi de öyle düşünüyosunuz di mi ?
Bir gün için değil, bir ömür için bakılmalı bazı şeylere.
-mış gibi yaşamak
Yine hiç mutlu değilim ve olamıyorum, bu kadar kolay mıydı? Verilen sözler falan. Lan ben o sözleri kimseye vermedim, "kendime" verdim. Bu kadar aptalca gidiyo olamaz bişeyler, istiklal caddesinde. Onun üzerineki saygıdeğer(!) okulda. Osmanlı Devleti'nin dağılma dönemleri gibisin, dışı gür içi kof bir ağaç.
Hiçbirşeye değmez.
İnsan boşuna ara sıra "Marilyn Manson dinleme ihtiyacı" duymaz. Bir sebebi vardır ve bir amaca hizmet eder, bu eylem. Çünkü küfür edebilmek, doğru şeylere doğru zamanda bağırabilmek zor iştir. Ve küfür etmek güzeldir. Ama ota boka her gördüğüne, herkese değil. Gerçekten istediğinde, etmelisin. Edemiyorum ama.
İstemiyorum ama gülüyorum, bu ülkede yaşamak istemiyorum ama burdayım, biraz daha. Ara sıra seninle konuşmak istemiyorum ama konuşuyoruz. Konuşamıyoruz da. Mesela şuan yaptığım şey şu " sonra konuşalım mı?" dedi ki tamamdır öptüm. Ay ben de. Kaçtım senden. Canım sıkkın. Telefonumu kapatasım var. Bir haftadır açmadım bilgisayarı. Bugün sırf blog yazmak için geldim buraya.
Hiçbirşeye değmez.
İnsan boşuna ara sıra "Marilyn Manson dinleme ihtiyacı" duymaz. Bir sebebi vardır ve bir amaca hizmet eder, bu eylem. Çünkü küfür edebilmek, doğru şeylere doğru zamanda bağırabilmek zor iştir. Ve küfür etmek güzeldir. Ama ota boka her gördüğüne, herkese değil. Gerçekten istediğinde, etmelisin. Edemiyorum ama.
İstemiyorum ama gülüyorum, bu ülkede yaşamak istemiyorum ama burdayım, biraz daha. Ara sıra seninle konuşmak istemiyorum ama konuşuyoruz. Konuşamıyoruz da. Mesela şuan yaptığım şey şu " sonra konuşalım mı?" dedi ki tamamdır öptüm. Ay ben de. Kaçtım senden. Canım sıkkın. Telefonumu kapatasım var. Bir haftadır açmadım bilgisayarı. Bugün sırf blog yazmak için geldim buraya.
13 Kasım 2009 Cuma
I'm a Creep.
Buraya ait değilsin ve olmak da istemezsin.
Ne bokuma yarayacak düşüncesi galiba. Buraya bu şekilde yazmak hoş bişey, bunu bana kazandırdığı için bitanecik annem Burcu'ya teşekkür ediyorum. Minnet duymak gibi bişey bu. Hoş şarkılar dinleyip, olumsuzlukların içindeki olumlu karakter olmaya çalışsan da çevredeki koşullar buna engeldir, bazen. Yakın çevren, ailen, akraban, zırtın, bırtın. Önemli olan içindir ama. Özünü kaybetmemen ve en önemlisi kendine bi öz edinmek gerek önce. Haksız olduğumda biliyorum ben M.. Ama haklı olursam, bunu da bi güzel biliyorum. Kavgalar hep senin tarafından çıkar-ılmış oluyo bu aralar. Çünkü 1. yaşımızı doldurmuş olmamıza rağmen, beni tanımadığını görüyorum her seferinde.
Ve sen bi uyuzsun ve ben de bi uyuzum.
Ne bokuma yarayacak düşüncesi galiba. Buraya bu şekilde yazmak hoş bişey, bunu bana kazandırdığı için bitanecik annem Burcu'ya teşekkür ediyorum. Minnet duymak gibi bişey bu. Hoş şarkılar dinleyip, olumsuzlukların içindeki olumlu karakter olmaya çalışsan da çevredeki koşullar buna engeldir, bazen. Yakın çevren, ailen, akraban, zırtın, bırtın. Önemli olan içindir ama. Özünü kaybetmemen ve en önemlisi kendine bi öz edinmek gerek önce. Haksız olduğumda biliyorum ben M.. Ama haklı olursam, bunu da bi güzel biliyorum. Kavgalar hep senin tarafından çıkar-ılmış oluyo bu aralar. Çünkü 1. yaşımızı doldurmuş olmamıza rağmen, beni tanımadığını görüyorum her seferinde.
Ve sen bi uyuzsun ve ben de bi uyuzum.
12 Kasım 2009 Perşembe
İçine sıçılmışlık duygusu.
Bu duyguyu yaşayan bilir. Ne oldu bilmiyorsun falan, ama oluyo. Önüne de geçemiyosun, zaten herşey oluyoken bakakalıyosun o zaman sadece bakıyorum ben de bundan sonra.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









