30 Ağustos 2010 Pazartesi

keşke european family olsaydık

Nasıl çirkin davranışları var bu erkeklerin. Büyüğü de küçüğü de böyle. Hepsi mi kendini bi bokum sanar bunların. Ortada hiç birşey yokken, sanki kızın kaltağın tekiymiş gibi nasıl böyle davranabilirsin? Ya senin ne haddine allah aşkına!!!

MALLAR

"Defolsun gitsin bunlar evden!! Annesi de gitsin, çeksin gitsin!!" Sen git oroşpu çocuğu. Beğenemediysen sen git.
Sen bokumu seversin kızım diye bundan sonra. O kız sana "babam, hayatıma giren ve ölümsüz olan ilk erkek" diye bakar mı acaba?
Cevap veriyorum:

Bence sen kıçını aç da cama yapıştır. Bokum bakar sana öyle.

Şöyle der sen her sırnaştığında, "biran önce şu lanet evinden kurtulmak istiyorum, seni gerzek. Bokuma kızım de."

Allaha şükürler olsun babam böyle değil, umarım böyle de olmaz.
Keşke biz bütün sülale anne-baba tarafları toptan european family olsaydık. Kahretsin.

24 Ağustos 2010 Salı

hastalık

O kadar hastayım ki, kıçımı yerden kaldırcak halim olduğunu hissetmiyorum. Ve yaz vakti grip olabilmenin ne kadar çekici olduğunu anlatamam (!)
Çok lanet bişey ya. Sabahleyin erken kalkmak zorundayım bide. Çünkü, dersanem başladı. Keşke bir hafta öncesinde grip olsaydım da başıma bunlar gelmeseydi.

Gün içerisinden size bi alıntı yapmak istiyorum:
S: Bembeyaz oldun ya, iyi misin?
P: İçerde oksijen bitti, boğuluyorum...

Ağzım burnum tüm nefes alma yerlerim tıkandı. Sınırsız mukus salgım var. Burnum silinmekten kıpkırmızı oldu ve soyuluyo. Zaten çirkinim, şimdi bokum gibiyim.

Birileri "swaplaşmak" için mail yollayıp duruyo. Lan hele bi durun, kartpostal almaya gittiğim yok, adres verip duruyorum millete. Daha bi iki gün ben alamam kartpostal falan. Haftasonu bişeyler yapıcam artık...

İşte bugün beni sınırsız güldürmüş bi anımı da anlatıp gidiyorum, sevgili okuyucularım.

Türkçe dersindeyiz. Ses bilgisi ünite, hoca n/b çatışmasını anlatıyo. "tonbul/tombul" örneğine geldi. (Hoca arada türkü falan söyleyen bi adam :D) Dedi ki aklıma bir türkü geldi. Arka sıradakiler kıkırdamaya başladı, onların aklına gelen türkü "tombul tombul memeler" Sonra kavrayınca tüm sınıf gül gül gül :D Hocanın tepkisi, ne hıyar adamlarsınız, benim aklıma şu gelmişti "oy tombulum tombulum, yoldan geldim yorgunum"

kdfjglkfjgjsdgjdskgjdjd

20 Ağustos 2010 Cuma

ölüler evinden anılar

Hayatının her döneminde, her dakikası, sıkıştırabildiğin her saniyesinde nasıl bu kadar olumsuz, negatif, çirkin ve osuruktan teyyare olabiliyosun sen ey evebeyn. Nasıl bir psikolojin var senin?
Ben sana demedim mi ben de çıkıcam bir 10 dkya diye. Arkamdan ne çirkin ithamlarda bulunuyosun. Ve üstelik biliyodun da. İşte en lanet olanı da bu.
Böyle hoş bi gün geçirip eve geliyorum zibilyon günün biri ama 5 karış bi tip bağırıp çağırmak için vakit yakalamaya çalışıyo. Lanet olsun böyle ev haline.

15 Ağustos 2010 Pazar

şarkının şekerliğine bak




Don't you be wasting all your money on syrup and honey
Because I'm sweet enough

14 Ağustos 2010 Cumartesi

see you at the bitter end

Ne çirkin bir sıcaktır bu kardeşim. Ben böyle iş görmedim. Bakınız Adıyaman şehri 45 derece, İstanbul şehri 35...
Ama orda sadece 45'i hissediyosun, burda 60'ı hissediyosun. Yani rezalet diyorum. Keşke orda kalma gibi bir şansım olsaydı. Beni buraya şuan için bağlayan şey sayısı o kadar az ki. Sonuçta iğrenç bir şekilde kandırılmış olduğumu hissediyorum.

Ama bunu çok tatlı hale getiren bir duygu var. Özgürlük

Özgürlüğü 2 sene sonra kanımda hissediyorum sevgili okuyucularım. Çünkü enerjimi emen şey artık yok. Artık hiçbir şey enerjimi emmiyo. Bu da işin harika tarafı.

Nina Simone'un da dediği gibi "Freedom is mine"

5 Ağustos 2010 Perşembe

büyük

güvendiğin bir insanı kaybetme korkusu baya büyükmüş...




1 Ağustos 2010 Pazar

En acı keş

Dedim ki into the wild mı olsun yoksa an education mu...


Sonra bakıyoruz işte imdb'de. Puanlamalara falan.

İnto the wild'a baktık. Sonra dedim an education'a bakıyım. Arattım google'da. Yorum şu:

An Education mu ? en acı keş...........

An education=En acı keş.