23 Aralık 2009 Çarşamba

durmaksızın

beni küçük bir kasabadaki pembe panjurlu bir eve götürsen,
orda sarılabilsek,
yüksek sesle müzik dinleyip, sözleri tam olarak bilmesek bile bağıra bağıra söylemeye çalışsak,
ama bunların hepsi hoşuna gitse.
mızıkçılık yapmasan bir kere.
sonra karnımız acıksa,
yemek yapmaya çalışsak ve yapamasak,
sonra açlık geçse.
sonra dansa kaldırsan beni,
bir baksak gece olsa, yıldızlar düşse semalardan, dilek tutsak.
birbirimize söylemesek,
dünyanın en güzel filmini izlesek senle ama bitirmesek,
her güzel şeyin bir sonu olmasa yani.
dünyanın en hoş manzarasını görsek birlikte, bir resim yap deseler o gelse gözümüze.
hiç uyumasak.


24 saat yaşasak seninle, durmaksızın.

0 yorum:

Yorum Gönder