24 Mart 2011 Perşembe

Come on, get happy!

Havuçlu-cevizli kekim


Bu hafta boyu bunu yapmak istedim.
Öyle yorucu ve uzun geldi ki, alt tarafı 6 tane sınav vardı. Bunun 2 katı belki 3 katını daha iyi sırtlamıştım diye hatırlıyorum.

Aslında aynı soyadını taşıyorsunuz diye insanların yüzüne bakıp onları ne kadar boş bulduğunuzu söyleyemediğiniz oldu mu? Keşke babamın tarafı olan ailem bu kadar sömürücü olarak bakmasaydı bize.
Keşke beklentilerimize daha kolayca ve hızlı ulaşabilseydik annemle.
O kadar üzücü ki aslında o insanlara karşı hiçbir şey hissetmiyor olmam. Ve bu dakikadan sonra insanlar hakkında "iyi düşünmeliyim, sizi sevebilmeliyim" tripleri yapmayacağım. Bence herkes hak ettiği için sevilir, belki de çoğu zaman hiçbir sebep yokken sevilir. Keşke iyi bir sebebim olsaydı, ama yok. Olsun da istemiyorum gerçekten.

Ben güzel kek yapabiliyorum. Daha çok şey öğreneceğim. Eminim buna.
Böyle kek yapıp okula götürdüm, insanlar sevince, "eline sağlık Pelim" diyince babamı anladım. Dünyada türlü türlü, 34567890 tane meslek varken gelip aşçı olmasını anladım. O kadar hoş hissettiriyormuş ki böyle insanları beslemek, sizin elinizin bulaştığı bir şeyin onların midelerine gidip bal olması... Ah eğer böyle olacaksa beslerim tabii ki onları. Hepsine bal şeker olsun, yarasın. Boyu kısa olanların boyunu uzatsın, zayıf olanlar şişkolasın, şişko olanlar zayıflasın sldkgjafd

i took my love down to violet hill
there we sat in snow
all that time, she was silent still

so if you love me
won't you let me know?

şimdi işte bu şarkıya takmış vaziyetteyim. Bazen bazı şarkıları yazmış olmak ya da kliplerinde oynuyor olmak falan istiyorum. Ya da öylesine harika bir söz oluyor ki içinde tamamen düşündüklerimi yansıtıyor... İşte o zaman insanlara aşık olmak o kadar boş geliyor ki, yaşamayan ama aynı zamanda ölümsüz olan şeylere aşık oluyorum. Onlarla birlikte sonsuza gitmek istiyorum.

Hafta sonu olacağım "son sınıf yerleştirme sınavı"nda şans dileyin bana ki sınıf düşmeyeyim. Ama pek de umursuyor da değilim işin gerçeği. Sadece eğer öyle olursa çok sevinçli olacağım.

Yarın hormonlarım artık bir çalışsa çok iyi olacak, 1 haftadır regl olmayı planlıyorum. Nasıl bir üreme sistemisin? Gergin olurum görevini yapmazsın, hava değişir, su değişir, yediğim içtiğim değişir duraklarsın böyle, beklemeye alırsın. Nayaksın anlamıyorum. Madem canın çalışmak istemiyor o zaman neden yüzümü sivilce dolduruyorsun o da çok farklı yerlere sürüklüyor beni. Öyle küfrediyorum ki bazen aynaya bakıp, duysalar arkadaşlarım beni terk ederler diye korkuyorum.

İşte bir de fotoğraf sergisi olayım vardı, 5 fotoğraf yollamıştım Atabey Hocaya... Artık hangilerini seçip yolladıysa aralarından bir tanesi sergideymiş şu an. Pazar günü hemen gidip ziyaret edeceğim fotoğrafımı. Çok hoş hissettim Atabey Hoca böyle diyince. Yerim ben onu.

Ben gidip House ve Fringe izleyeceğim. Kaç gündür sınav için Argunları çalıştırayım diye erkenden kalktım, çöktüm ben bu hafta. Erken uyuyayım da yarın cin gibi olayım.

Sun is shining, come on get happy
Lord is waiting to take your hand
Hallelujah, come on get happy
We're going to the promise land


Coldplay - Violet Hill

12 Mart 2011 Cumartesi

Lotus Flower

P: O kadar hoşuma gidiyor ki belki de bu yüzden hiç birlikte olmamalıyız.
B: Filmde mi yaşıyorsun hacı?
P: Öyle düşünüyorum bazen.

There’s an empty space inside my heart
Where the wings take root
So now I’ll set you free
I’ll set you free
There’s an empty space inside my heart
And it won’t take root
Tonight I’ll set you free
I’ll set you free.

4 Mart 2011 Cuma

balkonda karga var, karga sesi yapıyor mu desem yoksa kafanda ne var mı?

Bu yazı istek parça gibi bir şey oldu. Argun'a gitsin, sevgiler Argun.
A:Malta nerde göster çabuk!
P:(Haritaya "hassiktir olm nerde bu Malta" diyerek bakar) ...
A:10,9,8,7,...
Ö:Ben göstereyim!!!
A:Kültürsüz cahil, salak püü sana Pelin!
P:(sensin salak olm, ağzına vurcam ama boyum yetmiyor.)...
Ö:(Heyecanlanan Özge bir parmak hareketiyle haritaya saldırır, ahanda Malta girsin nasıl da bildim çok kültürlüyüm dercesine, o sırada harika kafasına çarparak düşer...) Malta işte! auvdkghkljg...

O sırada ben gülmekten altıma kaçırmaktaydım.


Allah'ım çok fazla yapmam gereken şey var dediğiniz an "haaaaaaayır sen bunları yapmaycaaaaaaaaaan" diye biri sopasıyla dürterse o zaman "yıkılmadım ayaktayım dertlerimle başbaşayım zalimlere kötülere yenilmedim buradayım" şarkısını söylemek lazım. Ama bunu böyle yazması kolay. Yapamadığım bir şey.
En azından şu an için.
Zayıflama muhabbetini herkes çok kafama taktığımı sanıyor ama öyle değil. Kafama takmadım. Bir yere spor yapmaya gidecek extra param yok ayrıca hadi param oldu zamanım yok. Yazın yapacağım o olayı, sadece 2-3 kilo verme niyetindeyim. Bir amaca hizmet ediyor benim bu davranışım, yani üst bacağımda bulunan etler yumuş yumuş, birazcık azalsınlar ben onları sıkılaştıracağım ama yok evebeynlerim kafayı bozdu bir kere. "Beslenmiyorsun" "Senin kemiklerin böyle, düzelmeyeceksin" (anne bağırmak istemiyorum sanki kemiklerimi aldıracağım dedim. menapoza da girdin sen tribin kime?)
İşte dün bunlar beni bir ağlatmış, üstüme işediler. Zorla pilav yedirdiler bana. Sonra yedim hızlıca ağlaya ağlaya duş almaya gittim. Kusmayı denedim, evet itiraf ediyorum bu çok hırslı ve biraz ergence ama napayım. Zaten tırsmayın "kendimi parmakla"yınca kusamıyorum öyle. Kusmadım. Umarım yaramazlar da hepiniz göt olursunuz.
Ayrıca yaparım dediğim zaman yapmak için o kadar çok şeyi feda edebilirim ki anlatılmaz görülür. Özge ve Argun dün bunu test etti. Aslında içindeki koca bölüm "yaparsın biliyorsun Pelin" dedi. Ama baskı altında olduğum zaman, özellikle bu tarz baskılar benim sorgulama "aman neden yapıyorum ki, kime ne, kaybetsem nolur?" hormonlarımı salgılamama ve bırakmama sebep oluyor. Kaybetme ihtimalimi yok etmek için fes ettim iddaayı. Ve kazandım.
Bu sene benim lise hayatımın en hoş senesi. Üstüme işenmiş "hYtn taa amQ" havasında gidiyorum okula, hiç kimsenin haberi olmasa da hepsi bana o kadar iyi bakıyorlar ki hepsini çok seviyorum. Okuldayken bütün konuyu aşıyorum beynimde, evde sadece geçmişin intikamı filmini çekiyoruz bazı bazı. Ama okulda enerji depolayıp gittiğim için katlanabiliyorum sanırım.

Birine 3 sene nasıl platonik kalınır ya, çevremde çok sabırlı kızlar var. Gerçekten, nasıl katlanırsın bir hayale bu kadar uzun. Ben çoktaaaaan söylemiş, kötüyse cevabımı alıp oturmuştum aşağıya, iyiyse yolumuzu bulurduk yani. Bu kadar duygusal olabiliyor insanlar bu konuda, ya da böylesine sabırlı.

Size Argun'un harikaötesimanyaksüper günlüğünden günün özeti bir cümleyi paylaşıyorum "AYSEL'İN SAÇLARI BUGÜN AŞMIŞ" Ne ruh hastası bir kadın bu ya dfghjfk Keşke biraz az içse sigarayı, yanına yaklaşmak daha kolay olurdu.

Ne kodun lan ka-fa-na?