13 Nisan 2010 Salı

wonderwall

yürümek zorunda olduğumuz tüm yollar dolanbaçlı
ve bizi oraya götüren tüm ışıklar kör edici
sana söylemek istediğim birçok şey var
ama nasıl söylesem bilemiyorum
Çünkü belki,
Beni kurtaracak kişi sen olacaksın.
Sonuçta,
Sen benim tek dayanağımsın.

7 Nisan 2010 Çarşamba

give me a minute

Başıma gelen herşey mantıklı olmak zorunda değil. Kendime güvenli hissediyorum hiç olmadığım kadar..
I'll be fine.
Dizilere ya da şarkılara güvenir misiniz?
Cevap veriyorum, kesinlikle. İnsanlara güvenmediğim kadar. Konuşmak istemeyen konuşmuyor. Açıkçası benim dışımdaki herkes istediğini yapıyor. Hiçkimseyle konuşmak istemiyorum.
İnsanların nazlı yaratıklar olduklarında çekilmediklerini biliyor muydunuz? Ben biliyorum ve beğenmiyorum. Nazlı biri değilim. Herkesin yapacağı gibi benden olmayanı dışlıyorum. İngilizler buna "human nature" derler. Ah amanın, her gün yanımda cılız bir ingilizin olduğunu biliyor muydunuz (!) Hepsi komik geldi, birşeylere gerçek hislerimi açıklayabildiğimde. Bir kimseleri istemiyorum şuan.
İnsanın edinmeye veya güvenmeye çalıştığı çevrede, en sorunlu, en çürük halka, en çok "bağıran", en çok sinirli gibi bir çok sorunu olması berbat birşey. Dün gece ve bugün sabah böyleydi. Ama şimdi şarkılar ve kelimeler ve hatta dizilerle birlikte (çokca chuck azıcık ucundan lost'tan bahsediyorum) böyle değil. Eğer babam şeytanın, o lanet şeytanın bacağını kırıp istediğine ulaşabilirse benim için harika olacak herşey. Gerçekten.
Ve o şeye, şeytan denen şeye meydan okuyorum. Daha güçlüyüm. Karşı çıkan ?