Hiç kimse boşuna uğraşmasın.
Her gelen yılbaşı benim için hep bir öncekinden daha beter oldu. Erkenden uyumak isteyen ruhumu susturmak, bişeyleri anlatabilmek isterdim, evet.
Bir şarkı sadece bir şarkı kötü hissetirebilir. Eğer dolduysan.
Hayatında ilk kez cici oldun belki de. Ama karşı taraf değildi. Bu büyük ihtimalle kaderin cilvesi denen şey. Gene ağlıyordum biraz önce, kimse görmeden.
Birinin yanında istediğimi söyleyebilseydim, kendim gibi hissetseydim keşke. "Kırılacaklar mı?" diye düşünmeksizin. Durmaksızın yaşasaydık. Basit ve küçük kuruntularımız olmasa, insanın içgüdüsü olan basit ve temel duyguları aşsaydık. Hayatımdan sıkılıyorum. Benim de canım sıkkın oluyor. İçimde olanların içimde kalmasından bıktım. Ağlayarak şarkı söylemek hoş mu ?
Bu konuda kimse Thom Yorke ile yarışamaz. Hissettirdikleri farklı oluyor gerçekten. Eğer olay sadece ağır metal bir havanın arkasında gür ve doyuran bir ses duymaksa, herkes benimle dalga geçebilir çünkü bu melodiyi kaldıramadığım zaman çok oluyor.
Hiç kimseye kızmıyor ya da kinaye yapmıyorum burda. Hiçbir şey değil amacım, rahatlamaktan gayrı. Biri gülerken diğeri ağladığında gülen onu sarsaydı keşke. Sarmaya çalıştım ama herkesin içinde olması gereken bir şey bu. Hem olmayadabilirdi, yanlış zaman, yanlış yer, yanlış sözlerle. Belki anlatamadım. Ama canımı sıkan birşey var, paylaşayım son olarak. -sayın seyirciler.-
Ben içkiden, içenden bıkmışım, gelip bana içicek misin derseniz köpürürüm. İçkinin de içenin de...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)










0 yorum:
Yorum Gönder