24 Ekim 2009 Cumartesi

Mutluluk

Ben çok mutluyum, hergün böyle olsun istiyorum. En kötü günüm böyle olsun!

20 Ekim 2009 Salı

Post Blue

Evet, ben sana bayılmıyorum. Ben kimseye bayılmıyorum ne anneme ne babama, hatta onlara sadece saygı duyuyorum ben. Bunu sonra açıklarım ama şimdilik bu yeter. Bak küçüğüm, hala pek ergensin. Biraz büyü.. (ruhsal açıdan yani)
Yahu sen olmasan da hatta hiç kimse olmasa bile ben tek başıma ağlamak üzülmek için nedenlere sahibim, ben bir an önce son 3 senemin geçmesini, çevremin, yaşamımın, ortamımın değişmesini istiyorum. Mümkün olucaksa bu evden çıkmak, kafama göre biriyle eve çıkmak, ki üniversitede çalışıcam. Bu yaz çalışcam diyorum, ekşiyen bi surat, oğlum ben senin gibi ps2mi satıp 1 milyara ps3 alamıyorum. Benim babamın hiçbişi işi düzgün gitmiyo, hayatımın en korkunç, en züğürt 2 senesini yaşıyorum ben. Senin derdin benim doğrularımın yanlış olması.. Ya boşverelim oğlum, sen gerçekten burjuvasın, o kadar burjuvasın ki o olduğun şeyin bile farkında değilsin. Ne olduğunu bilmezsin hatta. Tam bi zengin beyni var sende, görüşsüzsün. Babam iş bulamıyo, iş bulsa beğenmiyo, kirayı alamıyoruz, evde kalan para 100 tl. Ben hayatıma ne diyim sence, ben bunları sanal ortam dışında hiçkimseye anlatamam ve çok büyük ihtimalle sen de asla bilmeyeceksin. Damlayla yemek yedim diye alınıyosun, çünkü çocuksun sen. Ben çalışmak zorundayım, istiyorum, dersane taksidimi yatırcam 2 aylık belki de.. Yani umarım.. Lütfen olsun bu ve ben yatırıyım 2 aylık ve hatta mümkün olursa kardeşimin bi aylık taksidini de yatırıyım, vallahi yapıyım bunu. Gitmem Adıyaman'a da. Gitmem Doğuyla Pınarla çıkmam dama, bira içip sarhoş olmam, gerekirse üniversiteye girene kadar bile olmam, hep ineklemeye bile razı olurum ben.
Babam emekli olamıyo benim, çünkü benim ailemin işleri bir kerede olmuyo, hep terslik olmalı. Annem İstanbul'a ilk geldiklerinde birazcık bile olsa çalışmadığı için o kadar pişman ki, ben eşşeğim diyo.. Bence de sanırım.. Hayatta hiçkimseye sırtını dayamayacaksın, eşin bile olsa.. Bak, ben itiraf ediyorum benim babamın iş değişiklikleri, asilikleri yüzünden annem 39 yaşında menapoza girdi. Her kadının başına gelmez bu. Anneme saygı duyuyorum sadece, babama da. Sevmek falan değil hissettiğim, saygı duymak. Ben bi evlattan beklenilen, umulan sevgiyi duyamıyorum sanırım. Pek mutlu olamıyorum, sevgili hergün bana küsecek herhangi bi sebep buluyo ne komik. Bu kadar mı yanlışım var benim, çok hatalıyım sanırım, annemler yapamamışlar beni galiba...
En son sinemaya haziranda gittim sanırım, burcuyu param olmadığından (genellikle..) ya da dersim olduğundan ekiyorum, ve gerçekten bu sevgilimi ekmekten bile çok üzüyo beni, ben söyleyemem ama ona bunu, yani her ikisine..
Yatıyorum ben artık, çok fazla düşündüm bugün, çok fazla sır döktüm ama insan şişiyo ara sıra...

12 Ekim 2009 Pazartesi

Ah be.

Ben sen olsaydım e baran, o zaman gerçekten ne bu nutukları yerdim, ne de aynı şeyleri tekrar tekrar yaşardım. Nasıl yapabiliyosun bunu anlayamadım ben gitti. Çok sinir bozucu değil mi ama ?

7 Ekim 2009 Çarşamba

I Feel You.

I feel you
Your sun it shines
I feel you
Within my mind
You take me there
You take me where
The kingdom comes
You take me to
And lead me through
Babylon

This is the morning of our love
It's just the dawning of our love

I feel you
Your heart it sings
I feel you
The joy it brings
Where heaven waits
Those golden gates
And back again
You take me to
And lead me through
Oblivion

This is the morning of our love
It's just the dawning of our love

I feel you
Your precious soul
And i am whole
I feel you
Your rising sun
My kingdom comes

I feel you
Each move you make
I feel you
Each breath you take
Where angels sing
And spread their wings
My love's on high
You take me home
To glory's throne
By and by

This is the morning of our love
It's just the dawning of our love

Açıklama.

Yazmak, konuşmaktan daha kolay sayın seyirciler !

Var ya..

Varya insanın ölesi geliyo yeminle.
Ne biliyim insanoğlu böyle sanırım, problem burda. Zordur affetmek, yenilmek istemez ya hiç kimse o hesap sanıyorum. Ah yarabbim ben de aynı şekilde davranıyosam bile ( pek küsebilen bi tip değilim. Olamadım. ) Böyle illa çektirmelisin karşındakine, kalelerini yıkmalı, hayallerini suya düşürmelisin belki de. Yıpratmalı, yormalısın.
Ama karşı taraf da acıyodur ya mal değilse.- Umuyorum ki değil.-
ve acıyorum bugün, dün de aynı şekilde.
Yanlışını biliyo insan, doğru. Ama herkesin kendine göre doğrusu var ya işte o hesap benimkisi. Çok yalnız kalıyorum bazen ve geleceği düşünemeden satıveriyorum bazı sözlerimi. Ama hiç istemedim bunları. Yanlışlarımı sevmiyorum, çünkü onları açıklayacak gücüm olduğunu sanmıyorum. Cümlem de yok zaten bunu anlatmaya.