22 Şubat 2011 Salı

ben hep eve yürürsem her gün blog yazarım


Nemlenmiş teninizde yüzünüze yağmurun çişelemesi, yağsam mı yağmasam mı triplerine girmesi ne kadar hoş. Hayatımda hiç bu kadar seksi ve kuş gibi hissetmemiştim. (Islak olduğum için seksi, rüzgarı tüm vücudumda hissettiğim için martı gibi oldum.) İdil yoktu, hafif yağmur vardı ama havanın gri olmasını bile affedebildim bugün. Benim için her zaman zor olan bu olay, ilk kez bu kadar sorun gelmedi bana. Otobüse bindiğim zaman evde olduğumdan 5 dakika daha erken evde oldum.
Ama eve varmadan önce tamamıyla boş olduğunu düşündüğüm bir şey yaptım. Hala da yapmaya devam ediyorum. Biter ama, azcık bir şey zaten.
Neyse gerçekten çok huzurlu oldum. Ama sanırım biraz üşüdüm, bir de 2 derslik işkence benim kafamı şişirdi. Ciddi anlamda beynim yorgun şu an. Ne boş bir insan yahu. Sen ne hakla birine "hafifsin kızım sen" içerikli cümleler kurarsın, öğretmensen öğretmenliğini bil. Ne cürret gerçekten!
Konumuza dönelim, kabanımın düğmelerini açtım... Bunu betimleyecek cümlelerim bitmez benim şu gün, şu saat. Tam böyleydim işte, fotoğraftaki gibi.
Hepinizi çok seviyorum.


0 yorum:

Yorum Gönder