Sınıfın şu sıralardaki halinden o kadar memnunum ki, sanki aslında hep böyle olmalıymış ama biz hep hata yapmışız gibi hissediyorum. Umarım hiçbir olay bu durumu zedelemez. Ve her şey mutlu mesut noktalanır.
Kek gününden efsanevi bir başarı elde ettik ve bana göre de efsanevi eğlendik, kaynaştık, seviştik, paylaştık. Her şeyin bu kadar tatlı gitmesi de aslında bir "kuzuların sessizliği" mi acaba lan bu dedirtiyor bazen ama ağzımızı hayra açalım.
Ufak bir mesele kaldı halletmem gereken, aslında benimle tam olarak bağlantısı olmayan ama beni iyi hissettireceğini düşündüğüm bir şey. Yakında o olayı da aradan çıkarırım diye düşünüyorum.
Deniz ve Argun bugün Beşiktaş'a yürürken beni bezdirdi, işin kötü tarafı bazı sözlerini haksız bulduğumu da söyleyemem. Ama ciddi ciddi kararsızım. Bırakılmayacak bir şey olmadığını biliyorum, yaptım çünkü zamanında, olur yani. Hatta acayip para da koyabilirim kenara. Bir yandan da farkmaz diye bakıyorum olaya. Devam ediyorum. Bu cephe biraz karışık anlaşılan o ki.
Matematik ve geometri muhabbetine gelince eğer, fen kısmında o kadar da kötü olmadığım için -fizik sonuçlarım dışında- matematik ve geometriden ödün veriyorum ve zaman kalmayacak diye diğer taraflara yöneliyorum. Gel gelelim, en çok puanı matematik getiriyor. En iyisi matematikte falan daha fazla uğraşmak, boşları en aza indirgemek olacak. Bunun yolu da hızlanmamdan geçiyor tabi ki.
Hacettepe Ezcacılık olsa tadından yenmezdi.
Sia-I go to sleep acayip güzel bir şey ya, mozaik gibi, tıramisu ya da acılı çiğköfte gibi.
Bir de babalar çoğunlukla saçmalar.
Gelirim arada ben.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)










0 yorum:
Yorum Gönder