8 Haziran 2011 Çarşamba

sadece ego tatmini için otorite olmaya çalışan dünyalılardan nefret ediyorum

Dışavurumcu bir yazıdır bu, kendime itiraf edemediğim bir iki şey vardı. Onları itirafladım, evet biraz rahatladım şu an.
İtiraf ediyorum, babamdan nefret ettiğimi. Nefret ediyorum ondan. Ona küçük bir tahammül taneciğim bile kalmadı.

Bu cümleleri okumak "iyice ergen triplerine girmiş zazazaaaa" dedirtebilir. Ama ilk kez bunu tamamen reddediyorum. Bu cümle benim bütün aile hayatımı, insanlarla ilişkilerimi sorgulamama sebep oldu. Şimşekler çakar gözlerinizde, yüreğiniz ağırlığı kaldıramayan buz tabakasıymışcasına dağılır ya hani o türden işte. Bundan sonra yapacağım her çalışmanın iki katını yapacağım, kaçışımı garantiye almak için. Benim evin içindeki "o ses"e bile tahammülüm yok.
Düşünsenize yahu, bağırarak konuşmamın sebebi bile babam. Sürekli iddaaya girmesi, ona bir şeyler açıklamak, anlatmak, inandırmak zorunda olmam.
Acı gerçek şu ki, ben şu saatten sonra tahammülüm olmasını da istemiyorum. Bir şeyler düzelsin istemiyorum. Düzelmesin. Her şey böyle kalsın ki, ben daha çok yontulayım ve soğuyayım ona. Onun gibilere. "İnceldiği yerden kopar" deme konusunda usta olayım.
İşte bu, mega star Mustafa'nın son eseridir.

0 yorum:

Yorum Gönder