Sabah senfonisi
Uyanamadım bu sabah, uyanmanın beni hiç hoşuma gitmeyecek olan gerçeklerle yüzyüze getirmesi ihtimali çok korkunçtu.
Dünden beridir annemin sürekli olarak "Önemli olan hazirandaki değil mi? Hem herkes kötü yapmış, niye takılıyosun bu kadar. Üzülme, LYS çalışırsın halledersin sen!" cümlelerini sarf etmesi gerçekten de dünyanın en tatlı şeyiydi. Babamın mükemmeliyetçiliğinden dolayı hiç de memnun olmadığını belli eden ifadesi ve bunun yanında "Aman Pelin amma da yaptın, optiği verdin, üzülmek hiçbir şeyi düzeltmez." bakışları.
Evet, herhangi birine moral verirken hep derim ki "Üzülme boşver, çünkü hiçbir zaman hiçbir şeyi düzeltemeyeksin. Çünkü süper kahramanlar değiliz ve bazen işler maalesef ki bizim dışımızda, bizden apayrı ve başına buyruk." Hala söylediklerimin arkasındayım ama sahip olduğum duygu korku.
Korkuyorum.
Çünkü, sene başından beri ilk kez bir dahaki seneye tekrar hazırlanma fikrini gözden geçirdim.
Midemi bulandırdı.
Tekrar öğrenci gibi davranmak, evde her şeyine karışılmak istenmesi üzerine "bana biraz özel hayat verin" diye bağırmak istemek ama yapamamak, yersiz bir şekilde herkesin birbirinin canını sıkması,dersanedeki geçici ve samimiyetsiz arkadaşlıklar, dersanede birinci sınıfta olmak için kasmak, günde 500 soru çözmek kafasında olmak, daha da yazmak istemediğim tonlarca şey.
Yazınca canım daha çok sıkıldı.
Of.
Hava kararınca olan şeylerle ilgili
2 Nisan 2012 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)










0 yorum:
Yorum Gönder