15 Ağustos 2011 Pazartesi

dersanenin ilk gün tribi

Türkçe dersindeyken kafamda tasarlamıştım cümlelerimi, amma kaçtılar. Bir yerden başlayalım.
Sabah uyanmak hiç de zor olmadı, şartladım kendimi. "Hazır ol kızım, yani sonuçta hazır olman gerek. Biliyorsun savaş başlıyor yarın" şeklinde. Motive etmeli insan kendini bir şekilde. Şu an evde oturup Coldplay dinlemenin kaşındıran havasındayım. Her şey güzel. Çünkü Semoş yok, Büyük Semoş yok, Barancığım yok, Mustafa hiç yok.
Bugün annemle anneannem Adıyaman yolcusu, sanırım bahsetmiştim.
Dersaneden konuşmaya devam edeyim ben... 8.30da başladık efendim. 6 gün 6 saat olacakmış dersler. 4. sınıftayım, dersanede 12den fazla sınıf olması gibi bir şey duydum. O zaman pek de fena değilmişim dedim ama sevdiğim tipler 3. sınıfta. Salak tipler de 3. sınıfta. Ha bir de, sınıf önemli mi diyenlere cevap vermek isterim. ÖNEMLİ LAN, ÜNİVERSİTE SINAVINA GİRECEK OLAN BİRİ İÇİN ÖNEMLİ. BİR DE ANKARAYI FALAN UMAN BİRİ İÇİN DAHA ÖNEMLİ OL-MALI. Cetvel yöntemiyle sınıf düzenleyeceklermiş ilk sınavlarda, asılmak lazım küreklere birazcık. Son zamanlar çok yattım ben, ondan böyle oldu.
Biyo1ci bağyan aynı Dolores Umbridge. Bu kadar olur yani. Tam hastaydı, ses tonu. Konuşmaları falan, "bebeyim, canım, aşkım" gereksiz bir samimiyet var kadında. Ve bir yılan hafızası. I-ıh hiç sevmedim. Hakancığım yıkılıyordu gene.
Rehberim değişmiş, ilk üç sınıfınki Selmaymış artık. Nayır nolamaz.
Düzelir ya işler. Uğraşacak başka neyim var ki...
Hala smsim yok ve kendimi iyi hissediyorum.
Öptüm aşkımlar şdhşflhk

0 yorum:

Yorum Gönder