2 Nisan 2011 Cumartesi

konuşalım, konuşalım, konuşalım


Bir şeyler oldu.
-Tell me how you feel?
Well I feel like they're talking in a language I don't speak
And they're talking it to me-
Aklım başımda değil. Sadece bir şeyler yiyip duruyorum. Çünkü depresyondayım, çok korkuyorum.
-I'm so scared about the future and I wanna talk to you
Oh I wanna talk to you-
Hamit'in 2 dersi vardı bugün. Bilerek geç gitmeye karar verdim, en azından ilk derse gitmeyecektim. Bir şeyler beni Kabalcı Kitabevine çekti. Gittim...
-Oh brother I can't, I can't get through
I've been trying hard to reach you 'cause I don't know what to do
Oh brother I can't believe it's true-
Çok iyi hatırlarım -hatta küçüklüğüme dair hatırladığım çok az anımdan biridir bu- Burcu bana 5.sınıfta bir uçlu kalem hediye etmişti. O kalem benim ilk kullandığım uçlu kalemdi. O kadar mutluydum ki, kalem o kadar sevimliydi ki...
Yıllarca kullandım onu, tabii başka kalemler de eklendi yanına ama değeri hiç kaybolmayan bir şey olarak kaldı. Sonra bir baktım bozulmuş. Tabii ki onu atmadım, sakladım, saklıyorum da.
-Are you lost or incomplete?
Do you feel like a puzzle, you can't find your missing piece?-
Kabalcıdayım, kalemlerin olduğu reyonda. Sonra bir baktım "morning glory & blue bear" orda. Gözlerimden yaşlar süzüldü hemen. Tekrar 5. sınıfta olmak istedim. Burcu'nun bana o kalemi hediye ettiği güne gitmek istedim...
-Nothing's really making any sense at all, let's talk
Let's talk, let's talk, let's talk.-
Kalemi aldım, bir daha Burcu'nun bana hediye etmeyeceğini bildiğim kalemi, her kullanışımda kendimi incitmek istediğim için aldım. Sonra derste hep bu şarkıyı söyledim içimden.
-You can take a picture of something you see
In the future where will I be?-
Dersleri dinlemek dışında her şeyi yaptım. Tamamen dağılmış bir şekildeyim. Bunu nasıl aşacağımızı bilmiyorum. Aşabilecek miyim onu bile kestiremiyorum. "morning glory" yazısına bakıp, sıramın her yerine "what's the story morning glory?" yazdım.
-write a song nobody has sung
Or do something that's never been done.
Nothing's really making any sense at all, let's talk
Let's talk, let's talk, let's talk.-
what's the story morning glory?

0 yorum:

Yorum Gönder