Tabi ki böyle birkaç durumdan sonra karşınızdakinin size inanması zor olur. Tabi ki. Zaten o yüzden susmuştum hani bunları düşünerek. Haddimi bilmiştim işte bu yüzden, birkaç kere. Açıkcası ben iyi bir veda bekliyordum. Ama artık beklemiyorum. Ayrılmak "inceldiği yerden kopmak" değil, "inceldiği zaman kopmak"la ilgilidir. O zaman olmazsa, bir başka zamana, bambaşka olaylara kalmış demektir.
Şunu söylemek isterim ki sevgili günlük, ya da kendine ne dersen.. Ben gülmeyi çok severim, güldürülmeyi de ancak çok ciddi ve sinirliyimdir. Eğer etrafımda olup biten şeyler beni çok eğlendiriyor olsaydı böyle sinirli, kararlı, bazı prensiplere sahip ciddi birine dönüşmezdim. Gelgelelim bunu sana, bana, bize yaşatmaya hakkım da yok. Karşına geçip benim canım sıkkın demedim, kös kös de oturmadım, canın bişeye mi sıkıldı senin noldu dediğinde sana hemen olup biteni anlattığımı da bilirsin.
Sadece anlamadığım şu var, bana inatçısın diyosun ki, ben tutarlı biriyim ve evet inatçıyım. Sen de öyle. Ama büyük bir farklılığımız var, hep üste çıkan sen oluyosun. İnatçılığın başka bir boyutu bu olsa gerek. Bana umrunda değilsin diyip nasıl üste çıkıyosun ? Beni sinirlendirme ya. Ciddiyim nasıl oluyo ? Bu birlikteliğin malı ben miyim ? Bunun bir açıklaması olmadığının farkındasın ve hala haklı olmaya çalışma. Bi dur. Belki bu sefer ben biraz trip atmalı, ben biraz seni süründürmeliyim. Süründürmem de, en azından trip atabilme şansı vermek zorundasın. Zorunda.
Umrunda değilsem, inanmıyosan artık bana, güvenmiyosan da ayrıl işte ? Çok acı verici olmaya başladı ciddiyim. Neşelen diye konuşuyorum, dizilerde aptal kızlar gibi susmadan, yüzüme bakıp da umrumda değilsin, ya da vitrinlere bakıyosun falan. Ne istiyosun benden anlamadım ben seni. Umrunda değilim ama hala birliktesin, hop durdur arabayı bi. Belki de birlikte bile değilsin. Arabayı bi durdur. Ciddiyim.
Şunu söylemek isterim ki sevgili günlük, ya da kendine ne dersen.. Ben gülmeyi çok severim, güldürülmeyi de ancak çok ciddi ve sinirliyimdir. Eğer etrafımda olup biten şeyler beni çok eğlendiriyor olsaydı böyle sinirli, kararlı, bazı prensiplere sahip ciddi birine dönüşmezdim. Gelgelelim bunu sana, bana, bize yaşatmaya hakkım da yok. Karşına geçip benim canım sıkkın demedim, kös kös de oturmadım, canın bişeye mi sıkıldı senin noldu dediğinde sana hemen olup biteni anlattığımı da bilirsin.
Sadece anlamadığım şu var, bana inatçısın diyosun ki, ben tutarlı biriyim ve evet inatçıyım. Sen de öyle. Ama büyük bir farklılığımız var, hep üste çıkan sen oluyosun. İnatçılığın başka bir boyutu bu olsa gerek. Bana umrunda değilsin diyip nasıl üste çıkıyosun ? Beni sinirlendirme ya. Ciddiyim nasıl oluyo ? Bu birlikteliğin malı ben miyim ? Bunun bir açıklaması olmadığının farkındasın ve hala haklı olmaya çalışma. Bi dur. Belki bu sefer ben biraz trip atmalı, ben biraz seni süründürmeliyim. Süründürmem de, en azından trip atabilme şansı vermek zorundasın. Zorunda.
Umrunda değilsem, inanmıyosan artık bana, güvenmiyosan da ayrıl işte ? Çok acı verici olmaya başladı ciddiyim. Neşelen diye konuşuyorum, dizilerde aptal kızlar gibi susmadan, yüzüme bakıp da umrumda değilsin, ya da vitrinlere bakıyosun falan. Ne istiyosun benden anlamadım ben seni. Umrunda değilim ama hala birliktesin, hop durdur arabayı bi. Belki de birlikte bile değilsin. Arabayı bi durdur. Ciddiyim.










0 yorum:
Yorum Gönder